|
1.1.
ARGITHANIN’DA EĞİTİM
Argıthanı’nda eğitim-öğretim meselesinin iki ayrı devrede
incelemek mümkündür.
_Cumhuriyet öncesi eğitim
_Cumhuriyet sonrası eğitim
1.2.) Osmanlılar döneminde Argıthanı’nda Eğitim ve
Öğretim
1.2.1) MEDRESELER:
Argıthanı’nda eğitim ve öğretim
Nevşehirli Damat İbrahim Paşanın kasabayı yeniden kurması
ile başlamıştır. Argıthanı derbendi inşa edilirken bu
kuruma cami, zaviye, ve mektep yapılmıştır. Bu dönemde
zaviye şeyhi hem tasavvuf alimi hem de müderristir. Bu gün
İskan mahallesinde Şeyh Ali Sokağı o şeyhin adını
yaşatmaktadır.
Argıthanı’ndaki medreselerden çok kıymetli bilginler
yetişmiştir. Bu kimseler çevresini dini, dünyevi ve kültürel
yönden aydınlatmıştır. Bu bilim ve kültür hareketi kasabada
iki asır, Cumhuriyet’in ilanı ile 1924 yılında medreselerin
kapatılmasına kadar devam etmiştir.
Medreseler İslam eğitim sisteminin yerleştirildiği
eğitim ve öğretim kurumlarıdır. Argıthanı’nda dört medrese
vardır.
1- Veli Efendi,
2- Tosun Mehmet Efendi,
3- Mestan Efendi,
4-Süleyman Efendi (İbrahim Paşa Camii Kebir) (CERAN,
1996,s.65)
1.2.1.1)
VELİ EFENDİ VE MEDRESESİ:
Selçuklu ve Osmanlılar da bir yüksek öğretim kurumu
olan medreseler, İslam kültürünün verildiği ve
yerleştirildiği eğitim ve kültür merkezidir. Bu yüzden
medrese bulunan il, ilçe ve kasabalar, her dönemde ve
bugünde eğitim, kültürel ve sosyo-ekonomik yönden
varlıklarını halk üzerinde tesiriyle göstermektedir. Bir
medrese ve eğitim beldesi olan Argıthanı halkının dürüst,
kültürlü, ahlaklı ve inançlı olması bu kültürel mirasın bir
devamıdır.
Medreselerde eğitim yapanlara müderris, baş
müderrislere de ders-i ali denilirdi. Onlar medreselerinde
eğitim yaparak çevrelerini dini, ahlaki, tasavvufi, ilmi ve
sosyo-kültürel yönden aydınlatmışlardı.
Konya Valisi Mehmet Sait Paşa zamanında (1301/1885)
yılında çıkarılan Konya vilayeti salnamesinde Argıthanı’nda
iki medrese vardı. Bu iki medresede seksen öğrenci tahsil
yapmakta ve sarf, nahis, mantık ve tasavvuf dersleri
okumaktadırlar.(Konya 1301 Vilayet Salnamesi’nden aktaran
CERAN, 1996,s.66)
Bu medreselerden biri Şemsüd-Din Altun Aba’nın
kervansarayında bulunan Veliyüd-Din Efendi’nin, diğeri Ulu
Camii dibinde Süleyman Efendi’nin medresesidir.
(1317 / 1901) Konya vilayet salnamesine göre
Argıthanı’nda yeni usül üzerine bir mektep, yirmi öğrenci;
eski usül üzerine Argıthanı çevresi ile birlikte on mektep,
iki yüz kız ve erkek öğrenci, iki medrese, iki müderris ve
kırk iki öğrencisi bulunmaktadır. (1317 Konya Vilayet
Salnamesi’nden aktaran CERAN , 1996,s. 66)
Yesevi Şeyhlerinden Pir Hasan Efendi’nin torunu olan,
Müderris Hacı Veliyüd-Din Efendi, Yesevi ekolünü
Argıthanı’nda devam ettiren son tasavvuf şeyhlerinden,
zaviye sahibi, alim fazıl ve ulu bir insandır. Medresesi
Şemsüd-Din Altun Aba kervansarayı içinde idi. Medrese
tahsili İstanbul’da Fatih ve Beyazıt medresesinde yirmi
yılda tamamlanmıştır. Medresesi 1978 yılında Argıthanı
belediyesi tarafından istimlak edildi. Yeri bugünkü
belediyenin batısında Doğan hisar çayına doğru idi . Hacı
Veliyüd-Din Efendi (1310/1894) yılında Argıthanı’nda öldü.
Türkmen mezarlığında bulunan mezar kitabesinde :“Medar-ı
ulema, mesayıh-ı hanedan, zaviyedar eş-Şeyh, el Halebi
Veliyüd-Din Efendi ruhuna fatiha 1310/1894“ yazılıdır.

Oğlu Abdüsselam Efendi babasının medresesinde
müderrislik , şeyhlik ve zaviyedarlık yapmıştır. Kadiri
şeyhi idi, açık zikir yapardı. Kendisi hafız, alim fazıl ve
çok
çekingen bir zat idi. Tahsilini babasının yanında
tamamlamıştır. Babasının yolunu devam ettirmiş, medreselerin
kapanmasına kadar babasının medresesinde müderrislik , Argıt
baba zaviyesi zaviyedarlığı yapmıştır. 1929 yılında
Argıthanı’nda öldü. Mezarı Türkmen mezarlığında ve babasının
yanındadır. Kardeşi Salih efendide müderris idi. (Konya
Milli Eğitim Arşivi Sicil Defteri’nden aktaran CERAN,1996,s.67.)
1.2.1.2 )
TOSUN MEHMET EFENDİ VE MEDRESESİ
Müderris Mehmet Efendi , Argıthanı’nda
doğdu. Kahire Ezhar medresesinde tahsil yaptı. Daha sonra
Ilgın’a geldi. Mehmet Efendi Ilgın Çukur Camide vaaz etti,
oradan
Argıthanı’na geldi. Kendisi dedesinin Torun mahallesindeki
bahçesine 2 medrese yaptırdı.Medrese büyük bir salon, büyük bir dershane , özel çalışma
odası ve birde misafir odası ile
buna ek binalar vardı. Kendisi Ilgın’da bir ara müftülük
yaptıktan sonra medresesinde talebe okutmuştur. Talebeleri
arasında müderris Hasan Efendi ve Müderris Mestan Efendi
bulunuyordu. Seksen iki yaşında iken tahminen 1303 /1887
yıllarında Argıthanı’nda öldü.
Mezarı Türkmen mezarlığında ve kitabesi yoktur. İki oda
dolusu kitabı vardı.
Medresesi bir müddet ölümü ile kapalı
kaldı. Talebesi Mestan Efendi, Oğlu Osman Seyhan efendi de
kendisine ait olan sivri mevkiindeki bağ karşılığında satın
aldı.Bu
eğitim yuvası medreselerin kapatılmasına kadar devam etti.
Bu medrese l978 yılında
Argıthanı Belediyesince istimlak edildi. (CERAN,l996,s.69)
1.2.1.3.) MÜDERRİS MESTAN EFENDİ VE
MEDRESESİ
Argıthanı’nda müderrislik yapan büyük
bilginlerdendir. Dingil oğullarındandır. Medresesi Türkmen
mahallesinde idi. Bu medrese varisleri tarafından Ali Ustaya
satıldı. Daha
sonrada Belediye tarafından istimlak edilmiştir. Kendisi
medreselerin kapatılmasına kadar Müderrislik yapmıştır.
Argıthanı’nda (1347-1731) yılında ölmüştür. Türkmen
mezarlığına gömülmüştür. (CERAN, l996,s.69.)
1.2.1.4) DERS-İ AM SÜLEYMAN EFENDİ CAMİ
- KEBİR MEDRESESİ
Ders-i am Süleyman efendi son asırda
yetişen Argıthanı’nın büyük bilginlerindendir. Şeyh Veliyüd
– Din Efendi’nin öğrencisidir. İlk tahsilini Hocasında
tamamladıktan sonra İstanbul Fatih ve Beyazıt medresesinde
okumuştur. İstanbul’da medrese hocalığı yapmıştır. Ders-i am
oldu. Daha sonra Hamidiye ibtidai imtihan cetvelindeki
vesikaya göre mührü “Bende-i Huda Süleyman” Argıthanı
Nahiyesi Camii Kebir Medresesi müderrisi ders-i am olarak
tavsif edilmiştir. Kendisi (1325/1909)yılından sonra
ölmüştür. “Büyük Hoca” lakabıyla anılırdı. Medresesi Damad
İbrahim Paşa Camii dibinde, doğusunda abdest alınan çeşmenin
yanında bulunuyordu. Daha sonra bu medrese yıkıldığı için
oğlu Ali Kemal Bilge tarafından Halkevi yapılmıştır.(CERAN,1996,s.70)
1.2.2.) İBTİDAİLER VE OSMANLILAR
DÖNEMİNDE ARGITHANINDA İLK ÖĞRETİM
Osmanlılar döneminde ilk öğretim 1839 da
Tanzimat Fermanı ile mecburi olmuştur. Fakat modern eğitim
ve öğretime 1857 yılında Maarif-i Umumiye Nezareti
kurulduktan sonra başlanabilmiştir. Okuma – yazmanın ilk
basamağı sayılan sıbyan (Mahalle) mektebi , Kur’an , namaz
sureleri ve yazı yazmayı öğreten medreselere öğrenci
yetiştiren kurumlardı. Rüştiye (Orta ) okul, İdadi (Lise)
ve modern eğitim yapan özel okullar daha sonra açılmıştır.
İlk öğretim üç yıldı. Okutulan dersler arasında Kur’an-ı
Kerim, tecvit, İlmihali sarf-ı Osmani (Osmanlıca gramer)
hesap, imla, İslam tarihi, Coğrafya , Ahlak , Kıraat Hüsn-ü
hat , (Güzel yazı) bulunuyordu.
Konya’da ilk ibtidailer (İlk okullar)
1874 yılında Konya Valisinden Sakızlı Ahmet Esat Paşa
tarafından açılmıştır. Bu dönemde Argıthanı’nda yapılan
iptidailer şunlardır:
1-Hamidiye,
2-Şemsül maarif,
3-Ravza-i Terakki
1323/1907 yılında Argıthanı Mektep Muallimleri.
1-Abdülhamit Han döneminde açılıp
öğretime devam eden Hamidiye mektebi muallimi es – Seyid
Mehmet Tefik Efendi‘dir.
1324 / 1908 , yılında Argıthanı’nda
iki mektep açıldı ;
a)Ravza-i Terakki Mektebi
b)Şemsül Maarif Mektebi
1328 / 1912 ,1329 / 1913 yılında Argıthanı Mektepleri,
a)
Revza-i terakki mektebinin iki muallimi vardı.
1.
Muallim Ali Efendi
2.
Muallim Ali Sabri Efendi
b)
Şemsül maarif mektebinin iki muallimi vardı.
1.
Osmanlı teb-asından gayr-i müslim Rum Aleksandros
Efendi
2.
Beyşehirli Abdurrahman Efendi
Argıthanı’nda Mehmet Ferit Paşa Döneminde modern tipte bir
hamidiye iptidaisi açılmıştır. Elimizde fotokopisi bulunan
(1323/1907) yılında Argıthanı’nda yapılan Argıthanı hamidiye
iptidaisinde okuyan öğrencilerin okudukları derslerden
aldıkları notlar mümeyyiz (Ayırtman dışardan çağrılan ivri
ve imtihan komisyonu) tarafından tasdik edilmiştir. (CERAN,1996,s.70-71)
1.2.3) ARGITHANI RÜŞTİYESİ
Argıthanı’nda orta öğretim kurumu olan
Argıthanı Rüştiyesi Tosun mahallesinde, çayın batısında,
Şemsüd-Dün Altun Aba’nın kervansarayının batı tarafında idi.
1928 yılında okul kapanmıştır. Öğrencileri yüz civarında
idi. Rüştiyenin hocaları arasında da:
Müderris Hasan (Bilgin) Efendi , Bulcuklu H. Cavit Efendi , Halit Hoca , Kör Mehmet Hoca ,
Gaffar Hoca , Kütük Mehmet Efendi , Ali Akkan , Halit Fahri
, Abdül Kadir Bey, Mesut Hoca ,Mustafa Asım gb. Hocalar
bulunmaktadır.
Konya Vilayeti Konya Sancağı Ilgın
Kazası Argıthanı nahiyesi Argıt kuryesi muallimlerinden
bazıları şunlardır:
Ali Rıza Efendi, l295 Konya Dar-ul
muallim 8 Eylül 1329 maaşı 200 kuruş (Konya muallim sicil
defterinden aktaran CERAN ,l996,s.83)
Baş muallim Ahmet Kemalettin Efendi ,
1318 Süleyman Fevzi oğlu , Konya Dar-ul muallimin 1338,
göreve başlamadığı için mustafi sayıldı.
Mehmet Azmi Efendi , Ilgın 1317 , Hoca
Şevket oğlu , Konya Dar-ul muallimi mezunu, Ilgın merkez
Erkek mektebi muallimliğinden tayin oldu. Maaşı 15 lira .
Görevinde iken öldü.
Raşit Bey Seydişehir 1317 , Kadı Raşit
Efendi oğlu , Konya Erkek muallim mektebi 1340 mezunudur.
Bozkır kız mektebi baş muallimliğinde 12 Şubat 1927 de
başladı.Maaşı 1950 kuruş. 0l Eylül l927 de Karaman Taşkak (Kızıllar) köyüne tayin oldu.
Baş Muallim Abdül kadir bey , Kırım 1292
, Abdül Celil oğlu , l326 muallim şahadet nameli , karaman
kız mektebi baş muallimliğinde l927 Eylülünde göreve
başladı.
Maaşı 1740 kuruş (CERAN,l996,s.83-84)
1.3.) ARGITHANI CUMHURİYET DÖNEMİNDE
EĞİTİM
1.3.1 ) Cumhuriyet Dönemin de Eğitim:
Argıthanı’nda Osmanlı tipi eğitim 01
Kasım l928 yılına kadar devam etmiştir. Bu tarihte yapılan
harf devriminden sonra muallim Karamanlı Kırıl Türklerinden
, Ayrancı da Ölen Gaffar Totaysalgır Bey dir. Konya’da yeni
yazı kursu gördükten sonra Hacı Şevki Kavlak, Kardeşi Merhum
Recep Kavlak , Eniştesi Mustafa Kadı’ya da yeni yazıyı
öğretti. Bu şahıslardan Hacı Şevki Kavlak Argıt ve Azarı
mahallerinin Camileri ve odalarında, Recep Kavlak ve Mustafa
Kadı , Ak mahallenin Camii ve odalarında gündüz kadınlara ,
geceleri ‘de erkeklere de yeni yazıyı öğretmiştir. Bu
faaliyetleri iki sene devam etmiş ve kursa katılanlara l
Şahadetnameleri (Diplomaları) verilmiştir.
Kasabada ilk mektep 1337 / 1921 yılında
yıkıldı. Bu arada öğrenciler , camilerde ve mahalle
odalarında okudular. 1946 yılındaki bir depremde çayın
yanındaki okul yıkıldı. Konya Valiliği , Argıthanı
nahiyesine afet tazminatı olarak 50 lira gönderdi. Bu paraya
dokunmayan halk parayı okul yapımında kullandı. Taş, kum ve
diğer malzemeleri imece yoluyla sağlayarak okulu l95l
yılında hizmete açıtlar. 1970 yılında kasabanın ikin okulu
açılınca eski okula “Cumhuriyet “ yeni okula da “ Atatürk “
adı verildi. (CERAN,l996,s.99)
1.3.2 ) Argıthanında Günümüzde Eğitim :
Günümüzde Argıthanı kasabasında
Cumhuriyet, Atatürk, Osman Gazi İlk öğretim okulları ve
Milli Eğitim Vakfı Çok Programlı Lisesi bulunmaktadır.
Argıthanı kasabası ilk öğretim
okullarında folklor, spor faaliyetleri yapılmakta,resim ve spor alanlarında yarışmalar yapılmakta, Anadolu Fen
Lisesi ve Hazırlık kursları verilmektedir.
Ayrıca okullarda yeni yapılanma
faaliyetleri gözlenmektedir. Nitekim binaların tamiri ,
lâboratuar eksiklikleri giderilmeye çalışılıp, eğitim ve
öğretim faaliyetleri en iyi şekilde gerçekleştirilmeye
çalışılmaktadır.
Kasabada var olan öğrenci faaliyetlerine
bakarak, bu problemlerin okul – aile ilişkisinin tam olarak
sağlanamamasından kaynaklandığını görebiliriz. Ailelerin
öğrencilere
destek vermemesi , sabah kahvaltısı gibi faktörlerin göz
ardı edilmesi , veli- öğrenci uyumsuzluğunu artırmakta bu da
öğrencinin okula adapte olamamasına neden olmakta ve
okullardaki başarı düzeyini olumsuz yönde etkilemektedir.
Bunun yanı sıra 8 yıllık eğitim sistemine karşı velilerde
tam bir bilinç zemininin oluşmaması da veli – okul arasında
bir çatışmanın görülmesine neden olmaktadır. Bu dönem
özellikle gelişme çağına giren kız öğrenciler için sorun
olmaktadır. Böylece ortaya çıkan yaş problemi öncelikle
veli-öğrenci
arasında sonra da veli –okul arasında uyumsuzluklara neden
olmakta, okula adaptasyon azalmakta ve başarı düzeyi olumsuz
yönde etkilenmektedir.
Okulda yaşanan öğrenci problemlerinin
önemli nedenleri arasında aile içende
yaşanan tartışma ve kavgalar bulunmaktadır. Özellikle ilk
öğretim de okuyan öğrencilerde bu
durum öğrencinin ağlaması gibi dışa vurum ile ortaya
çıkmakta ya da okuldan kaçma gibi
olumsuz sonuçlar doğurmaktadır. Bunların yanı sıra arkadaş
gurubu gibi yakın çevre faktörü de önemli sorunlara neden
olabilmektedir.
Bütün bunların yanı sıra 8 yıllık
eğitimin yerleşmeye başlamasıyla birlikte toplumda bilinçli,
kültürlü bireylerin yetişme zemini de oluşmaya başlamıştır.
Bu da
öncelikle öğrenciler sonra da toplum düzeyinde saldırgan ve
uyumsuz davranışların en asgari düzeyde görülmesini
sağlamaktadır.
Argıthanı’nda lise düzeyi eğitimine
bakarsak , kasabada bulunan çok programlı lisenin atölye
labarutuarının yeni teknolojiye göre dizayn edildiği
görülmektedir. Ama kasabada daha öncelikle aileleri sonra da
öğrencileri “ Büyük yerin eğitimi de büyük olur” düşüncesini
gözlemlemekteyiz. Bu yüzden kasabadaki öğrenci kesimini
büyük çoğunluğu ilçelerdeki okulları tercih etmektedir.
Böylece de yeni teknoloji ile donatılmış olan ve ilçedeki
okullara göre daha avantajlı görünen Argıthanı çok programlı
lisesi yine ilgisizliğe kurban olmuş görünmektedir.
Argıthanı kasabasında görülen bilinç
eksikliği öğrenci devamsızlıklarında da kendini
göstermektedir. Nitekim “ İyi öğrenciler ilçe okullarına ,
vasatın altındaki öğrenciler kasaba lisesine gider” inancı
hala varlığını korumaktadır. Bu tutumun öğrencilerde de
sergilendiği görmekteyiz. Bunun yanı sıra lise özellikle
tarımla uğraşan aile çocuklarında
hasat zamanlarında devamsızlıkların arttığı görülmektedir. “
Okulda kalırsa kalsın , tarla daha önemli “ inancı veli’deki
bilinç eksikliğini gösterdiği gibi öğrencide de motivasyon
düzeyinin düşmesine neden olmakta ve başarı düzeyini olumsuz
yönde etkilemektedir. Bu tutumda tabii olarak ilçe okulları
daha iyi inancını geliştirmektedir.
Argıthanı kasabasında eğitim bilinci
böylelikle diploma almaya yönelik kalıyor gibi
gözükmektedir.
|