 |
|
ARGITHANI KASABASI |
|
|
|
ARGIT Kelime anlamı ile : DAĞIN GEÇİT VERDİĞİ YER. |
Prof.Dr.Hasan EREN'in Türk Dilinin Etimolojik Sözlüğü,Ank.1999,2.baskı'da
ARKIT=ARGIT:
1.KÖY EVLERİNDE KAPILARIN ARKASINA KONULAN KALIN KUŞAK.
2.DÜVENLE BOYUNDURUĞU BİRBİRİNE BAĞLAYAN OK.
3.DÜZGÜN VE UZUN SIRIK.
4.ÇADIR ÜZERİNE ÇATI YERİNE KONULAN AĞAÇ.
Kıbrıs Türkleri HARKIT der. Kelimenin kökeni bilinmemektedir
ancak Rumca değildir.
( Dr. Ali SAYAR İletisi) |
|
|
|
2.1)
İlkçağlarda (Tyhimbrion)Argıthanı
|
|
|
|
Etik yönden Argıthanı’nın en eski halkı “Proto Hitit” veya
“Asianigue”lerdir. Bölgede M.Ö.40.yy’dan itibaren Asya
kavimlerinin göçü başladığı zaman Anadolu’ya gelen Hititler
,bu kavim lerle karışmıştı. (YİVANÇ’tan aktaran CERAN,1996,s.8) |
|
Eski çağlarda Argıthanı’nın adı “Tyhimbrion”dur. Yeni
kurulduğu zaman “Hadrianopolis” adını almıştır. Philomelion
Akşehir’in Kuzeyinde “İkoniom”, Konya’ya giden yolun
üzerinde idi. Bergamalılar tarafından kurulduğu zannedilen
philomelion Akşehir’in , yükselip onun yerini alıncaya
kadar, “Thimbrion”(Argıthanı)eski çağların en eski
şehirlerinden birisi idi.(RAMSAY’dan aktaran CERAN,
1960,s.151) Argıt deresi eski çağlarda “karmeios”adını
taşıyordu.(RAMSAY’dan aktaran CERAN, 1996,s.8)
|
|
Roma imparatorluğunda Hadrianus (M.S .117 - 138 ) döneminde
Anadolu muhteşem devrini yaşamış, sanat ve kültürde zirveye
ulaşmıştır. Hatta kendisi bizzat Anadolu’ya gelerek
Anadolu’nun birçok kentini ziyaret etmiş, adına tapınaklar
ve anıtlar dikilmiştir. Bu dönemde “hadrianopolis” adını
alan Argıthanı, bu imparatora duyulan saygıdan dolayı bu
ismi almış olmalıdır. (AKŞİT’ten aktaran CERAN, 1996,s.8) |
|
Anadolu Selçukllularının XII. ve XIII. asırlarında bu
bölgeye hakim olan büyük Yesevi Dervişi Argıt Baba
Hazretleri, kurdukları zaviye ile Argıt ve çevresini
İslamlaştırmış ve Türkleştirmiştir. |
|
1202 yılında Anadolu Selçuklu genel kurmayı
ve devlet adamlarından Şehsed-din Altun Aba’ nın eski
çağlardan beri bir ticaret yolu ve merkezi olan bu şehir de
bir kervansaray ve teşkilatını kurması bölgenin ticari ve
kültürel yönden önemini artırmıştır. Argıt adlı kasaba bu
hanla “Argıthanı” adını almıştır. |
|
Anadolu’nun en buhranlı günlerinden olan Moğol istilası
dönemlerinde Anadolu Selçuklu devletine elli yıldan fazla
hizmet eden Vezir Konyalı Sahip Ata Fahred-Din Ali, bugün
Argıthanı Kültür Parkı’nın güneyinde bulunan yere yolcuların
emniyeti, yolların gözetlenmesi ve disiplini için bir
muzilhane yaptırmıştır. |
|
Argıthanı halkı Türkmen ve Yörük tür. Türkmen “Müslüman
Türk” demektir. |
|
Osmanlı toplumunda Argıt beldesi bir köydür. Anadolu
Selçukluları’ndan kalma olan Argıt Köprüsü, gelen – geçen
yolcu,asker ve gezginleri adeta büyülemiştir. Mısır seferine
1516 da giden Yavuz Sultan Selim Han, bu köprüden
geçmiş,1533 de Irakeyn seferine giden oğlu Kanuni Sultan
Süleyman bu köprünün renkli bir resmini yaptırmıştır. Bağdat
seferine 1638 yılında giden IV Murat’ da bu köprüden
geçmiştir. |
|
Anadolu Selçukluları döneminde önemli bir ticaret ve kültür
merkezi olan Argıthanı’nda, Osmanlılar döneminde sosyal
düzenin bozulması vergi yolsuzlukları, levent ve eşkıya
saldırıları sonucunda nüfusu önemli ölçüde azalmıştır. XVI .
yy meydana gelen bu bozuklukların önlenmesi, tarım ve
üretimin artırılması için bazı vergilerden muaf tutulan bir
derbent kuruldu. |
|
III . Sultan Ahmet döneminde Damat Nevşehirli İbrahim Paşa’
nın sadrazamlığı döneminde,Konya’ya tabi Argıthanı derbendi
hudut namesi (18 Zilkade, ll Ekim 1721)de Konya Valisi Vezir
Osman Paşanın huzurunda Ilgın, Doğanhisar ve Akşehir
naiplerinin imzalarının bulunduğu, hanlar ve derbentler
hususunda mübaşir tayin edilen Dergah-ı Ali kapıcı
başlarından Bahri Mehmet Ağa tarafından tespit edilerek
İstanbul’a gönderilerek baş muhasebeye kaydedildi. |
|
Eşkıya saldırısı , huzur ve emniyet yokluğundan dolayı
yerlerini terk eden Konya’daki başı boş halkın belirli bir
bölümünden 200-300 kişi Argıthanı’na yerleştirilmek
istendi. Yüz hane Akşehir’deki halktan, Ilgın
Kasabasından’da otuz, kırk hane başı boş halkdan seçildi.
Argıthanına yerleşenler arasında altmış iki hane Eğrigöz,
Nadir, Görnes, Absası, Karahöyük, Çakıllar, Milis, Bermende,
Akşehir den’de onbeş hane geldi Argıthanın yerlisi iken
çevreye göç eden altı hane Ilgın’ dan ve diğer yerli halktan
yirmialtı hane geldi. Ayrıca Turgut kazasına bağlı Gökçeler
köyü halkından Atçekenler de kasabaya yerleşti. |
|
İlk dönemde: 1-
İskan
2-
Türkmen
3-
Argıt
4-
Aazarı
Mahalleleri kuruldu |
|
9yy. da Karaman eyaleti şu
sancaklara ayrılmıştır
|
|
1-Hanit
(Isparta) |
|
2-Teken (Antalya) |
|
3-Alaiye
(Alanya) |
|
4-Burdur |
|
5-Konya |
|
6-Niğde |
|
7-İçel |
|
|
|
Karaman eyaletinin yüz on bir, Konya sancağının yirmi dört
kazasından birisi de Argıthanı idi 1284 /1868 yıllarından
itibaren Argıthanı Nahiye Müdürlüğü haline gelmiştir
1317/1901 yılında Argıthanında altı mahalle ve 2404 nüfüs
bulunuyordu nahiyede bir hükümet konağı, üç camii ve mescit,
bir mektep, iki medrese , yirmi dükkan ve mağaza, yüz
tezgah, iki fırın , dört değirmen , dört kahvehane vardı. |
|
Argıthanı ’nda 1887 yılından bu yana belediye teşkilatı
İbrahim paşadan beri karakol teşkilatı bulunmaktadır.
Argıthanı’nda medrese ve
eğitim teşkilatı 1720 yılından itibaren hizmete devam
etmiştir , Osmanlılar döneminde dört medrese bulunmaktadır
Veli Efendi Medresesi Süleyman Efendi Medresesi , Tosun
Mehmet Efendi Medresesi , Mestan Efendi Medresesi , Süleyman
Efendi Medresesi 1317/1901 Yılında Konya Valisi
Mehmet Ferit Paşa Döneminde Hamidiye ibtidaisi daha sonra
Şems’ül Maarif Ravza’ i Terakki İbtidaileri ve Rüştiye
(orta okulu) açılmıştır.
Birinci Cihan Savaşı ve milli mücadeleye önemli derecede
destek veren Argıthanı’ ndan yüz kadar asker şehit ve bir
kısmı da gazi olmuştur. (CERAN, 1996 ,s.8,9,10) |
|
|
|
2.2)
ANADOLU SELÇUKLULARI
DÖNEMİNDE ARGITHANI
|
|
|
|
2.1.1)Türkistan’ da Tasavvuf hareketinin Piri Ahmet Yesevi
Hazretleri ve Şahsiyeti |
|
|
|
Argıt ismi Şeyh Süleyman el Buhari’ nin çağatayca Türkçe ve
osmanlıca kelimelerin anlamlarını açıklayan lügatinin 19.
Sayfasına göre : “Özbek Türkleri’nin bir boyu olarak
açıklamaktadır. (ÜÇER-KOMAN’ dan aktaran CERAN, 1996, s.25) |
|
Argıt Baba, Ahmet yesevi’nin Tasavvuf Düşüncelerini
Özbekistan’dan Anadolu’ ya yaymak, Anadolu yu Türkleştirmek
ve İslamlaştırmak maksadı ile Anadolu , Konya ve Argıt
bölgesine gelen Yesevi şeyhi ve Türk beyidir (CERAN, 1996
,s. 15) |
|
Yesevilik , Türkistan’da ortaya çıkan bir tasavvuf
sistemidir. Tasavvuf , sistemi ve muhtevası yönüyle Kuran’ a
ve Sünnete dayanır. Tasavvufu yaşayanların gayesi
sadece Hz. Peygamber’e uymak onun batıni dünyasına mahrem
olmaya çalışmak , böylece varlığn sırlarını çözüp , vahdete
(birliğe) ermektir (ÖZTÜRK’ten aktaran CERAN, 1996 , s. 15) |
|
İslam aleminde tasavvufla uğraşan mutasavvufların
sutenlerini devam ettirip yaydıkları mekanlar olan tekke ve
zaviyeler ,(H. III /IX) . Asrın başlarından itibaren
gösterir. Tekkeler , sırlı bir duyuş ,düşünüş ve inanış olan
İslam tasavvuf ceryanına aksiyon veren çeşitli tarikat
büyükleri olan şeyhlerin ve onların yerlerini tutan
halifelerin otoritesinde ebedi mutluluğa ulaşma nefsini
temizleme , ahlakı saflaştırma , zahiri (dışı), batını içi
aydınlatma yolunun takip edildiği kurumlardır (LAMİ’den
aktaran CERAN, 1996 ,s.16) |
|
XII . yy. da Müslüman Türkler arasında Pir-i Türkistan ,
Türkistan’ ın ulusu “lakabıyla anılan orta Asya Türk
Tasavvufunun kurucusu olan Hoca Ahmet Yesevi , tesirlerini
Orta Asya ve Anadolu’ da devam ettiren büyük türk islam
mutasavvıfıdır. |
|
II. yy. ikinci yarısında Batı Türkistan da Sayram (Akşehir)
kasabasında doğmuştur. Babası Hz. Ali evladından Şeyh
İbrahim ,annesi Ayşe Hatun’dur. Babası ölünce henüz 7
yaşındayken Gevher Şehnaz adlı ablası ile birlikte sonradan
“Türkistan” adını alan “Yesi”şehrine gelip yerleşti ilk
tahsilini devrinin tasavvuf geleneklerine göre tamamlayarak
Buhara‘ya göç etti burada döneminin en ileri gelen bilgin ve
mutasavvıflarından olan Yusuf Hemedani (ÖI.1140)ye
bağlanarak kendisinin üçüncü halifesi oldu (1160) da
şeyhinin postuna oturarak onun sistemini devam ettirdi. Daha
sonra Yesi şehrine geçerek (1166) da ölümüne kadar tasavvufu
bilgileri yaydı. |
|
Müslüman Türklerin sade dilleriyle hikmetli özlü Tasavvufu
düşüncülerini onların dil ve lehçeleri kolayca aktarabildiği
için çevrede büyük bir şöhrete ulaştı .Kendisine binlerce
kişi mürşid olarak bağlandı bu yüzden Yesevi Tarikatı
bölgede hızla yayıldı. (KÖPRÜLÜ’den aktaran CERAN
,1996, s. 17) |
|
Sofi bir şair ve tarikat sahibi bir mürşid, yol gösteren
olarak Türk milletinin dini Milli ve kültürel yapısında yüz
yıllarca tesiri devam eden Ahmet Yesevi menkıbe ve
kerametleri ile Türk-İslam dünyasında büyük bir veli olarak
şöhret kazanmıştır (ERASLAN’dan aktaran CERAN , 1996,s.18) |
|
Yesevilik, ilk Türk tarikatıdır. Ahmet Yesevi’nin ölümünden
sonra Harizm, Kıpçak Maveraünnehri, Horasan, Azerbaycan ve
Anadolu’da yayılmıştır. (KÖPRÜLÜ’den aktaran CERAN,1996,s.18) |
|
Takipçileri kendisinin edebi geleneğine bağlı kalarak halk
için basit ve tasavvufi şiirler yazdılar. Ellerinde sazları
ile ekseriyetle hiç medrese tahsili görmeden kendilerini
yetiştirdiler. Şehir şehir, tekke tekke gezerek,
halkın zevkine ve ruhuna önem veren şiirler söylediler.
(KÖPRÜLÜ’ den aktaran CERAN, 1996,s. 19) |
|
|
|
2.2.2) Anadolu’da Yesevi Dervişleri ve Argıt
Baba |
|
|
|
Argıt Baba Şemsed- Din Altun-Aba’nın 1202 de kervansarayını
yaptırmasından önce Anadolu’ ya gelen bir yesevi dervişi ve
halifesidir. Anadolu Selçukluları döneminde Konya ve
çevresinde gayri Müslimlerin İslamlaşması ve Türkleşmesi
için gayret sarfeden, yanında Özbekistan’dan gelen
Türkmenlerle bir koloni kuran, çevresindeki araziyi işleyen,
tarım ve hayvancılıkla uğraşan bir şeyh ve Türkmen beyi
olması kuvvetlidir. |
|
Bölgeye adını veren, bugün kalıntıları bulunan tekkesinde
Ahmet Yesevi’ nın tasavvufi düşüncesini öğrencilerine ve
kendisine tabi olan cemaate anlatan karizmatik şahsiyete
sahip bir liderdir. Bu kolonizatör Türk Dervişini , bölgenin
emniyeti, düşmanları, yahut saldırılarından korunması,
çevrenin imarı, güzelleştirilmesi, tarım ve hayvancılığı
geliştirerek, dervişlerin ve cemaatin kendi ellerinin
emeğini yemeleri, üretime devlet ekonomisine katkıda
bulunmak için faaliyet gösteren Argıt Baba , teke ve
zaviyesi eğitici çevre teşkil etmiştir. Bir yandan
dini, tasavvufîye beşeri münasebetler yönünden de Argıt Baba
ve çevresi, bölgenin İslâmlaşması , Türkleşmesi
sürecine önemli derecede katkıda bulunmuş- tur. |
|
Argıt Baba Ahmet Yesevi’nin Türkistan ve çevresinde
üstlendiği İslamlaşma, Türkleşme faaliyeti ve fonksiyonu
Konya, Ilgın Argıthanı çevresinde , üstlenen bir tasavvuf
şeyhi ve lideridir. |
|
Argıt Babanın tekke ve zaviyesi II. asır sonunda günümüze
kadar tesir ve fonksiyonunu devam ettirmiştir. Bugün gençlik
parkı içinde bulunan, Roma Devletine ait olan ve Argıt Baba
mezarlığına getirilen bir lâhit üzerine bilginlerin babası
Hattat Hasan Baba 1055-1645 de öldü ibaresi Osmanlıca olarak
basılmıştır Hasan Baba Şeyh Velinin oğludur. 1583 yılında
Dibekli (Argıt) ve çevresi Babası olan Şeyh Abdullah oğlu
Şeyh Veli Babaya bu islamı ve dini hizmetlerin devamı için
tımar olarak verilmiştir.Bu da Argıt Baba zaviyesinin ilk
çağlardan kalma bir Hıristiyan manastırı çevresinde
kurulduğunu göstermektedir 17 yy ölen Argıt Baba tekke ve
zaviyesinin zaviyedarı Hattat Hasan Babanın bu mezarlıkta
gömülü olup vücudu çürüyen boş bir Roma mezarına gömüldüğünü
üzerindeki yazıdan anlıyoruz. Bu yazılı belge Yesevi
halifesinden olan Argıt Baba’nın tasavvufi sisteminin 17 yy
da bu çevrede bu tekke ve zaviyede devam ettiğini
göstermektedir . |
|
Argıt Baba tekke ve zaviyesi Argıthanı Doğanhisar yolunun üç
buçuk kilometresinde bulunmaktadır bu tekke ve zaviye
çevreden gelenler ve çobanlar tarafından tahrip edilmişken
Belediye Başkanı Tekin Kavlak zamanında yeniden restore
edilmiştir Buradaki camii tekke ve zaviyenin zaviyedarı olan
Halep Türkmen’lerinden olan Şeyh Hasan Bilgin tarafından ,
onun gönderdiği halkın desteği ile 1948 yılında
yaptırılmıştır Burada şeyh Hacı Veliyüd-Din Efendinin aş
hanesi vardı. Devamlı kazan kaynar gelen geçene yemek
verirlerdi.Bu tekke mezarlığında Pir Abdullah Efendinin
mezarı vardır bu gün ortalıkta yoktur, ayrıca Hattat
Hasan Babaya ait mezarlıkta gençlik mezarına
kaldırılmıştır. |
|
Argıthanında 1310/1890 yılında ölüp türkmen mezarlığına
gömülen Halepli Medrese müderrisi Şeyh Hacı Veliyüd’din
Efendi Argıt Baba zaviyesinin son Şeyhi zaviyedarıdır.
Bu zaviyenin 125 dönüm vakıf arazisi bulunuyordu. Bu
nesil oğlu müderris Abdüsselam efendi Salih Efendi ve Hoca
Hasan Bilgin ile son bulmuştur. (CERAN , 1996, s. 21,22) |
|
|
|
2.2.3)Şemsüd-Din Altun-Aba Argıt Kervansarayı ve Vakfı |
|
|
|
Şemsüd-Din Altun Aba II. Kılınç Arslan (1154-1192) ve oğlu
Rükned-Din Süleyman Şah dönemlerinin sipah salalarındadan
(genel kurmay başkanı)birisidir. İbni Bibiye göre I.
Alaeddin Keykubat (1219-1237) dönemini yaşamış sultan
oğlu II. Gıyaseddin Keyhüsrev (1237-1246) in Atabekliğini
yapmıştır. Onun Tahta geçmesiyle birlikte Sadettin
Küppek (Öİ 1238)’in nüfuz ve kışkırtmasıyla öldürülmüştür.
(Bibi , Nşr ,Erzi- Luga’ den Aktaran CERAN, 1996, s .225) |
|
Argıthanı Kervansarayı , Şemsüd-Din Altun Aba tarafından
(H598/1202) yılından önce yaptırılmıştır. Kitabesi
yoktur.Osmanlılar döneminde tamir ve değişiklik görmüştür .
Holü , 16.50x26.00 metre oluşu , 16.50x18.50 metre
ölçüsündedir (ÖZERKİN’den aktaran CERAN,1996, s .21) |
|
Alman sanat tarihçisi Kurt Erdman ,Argıthanı kervansarayı
hakkında şunu söylemektedir .“Küçük bir yapı olduğu halde
inşası itinalı yapılmıştır. Eski tarz bulunan büyük kapı
cephesinde nispetsizlik görülür, yapının önünde bir camii
vardır. Camiide ibadet edenler hanı ziyaret etmeden
gidemezler. Handan doğuya uzanan yol bir kavis ile köprüye
ulaşır. Birçok seyehatçılar buradan geçer. (ERDMAN’dan
aktaran CERAN ,1996 , s. 231 ) |
|
Şemsüd-din Altun Aba nın Kervansarayı vakdiyesinde “
Hancının maaşı hana gelen fakir yolcuların ısınması hanın
aydınlatılması için miktarı bildirilmeyen odun ve bezir yağı
alınması” kaydedilmektedir. Bu da fakir yolcuların
sığındığı bir barınak olduğunu göstermektedir.
Hanın vakıfları arasında Konya Eski Pazar’da eski bir dükkan
zikredilmektedir. (TURAN’dan aktaran CERAN,1948, s. 207) |
|
Görüldüğü gibi kervansaaraylar , kervan ve ticaret yolları
üzerinde yaptırılan dinlenme , emniyet ve sığınak
merkezleridir üç gün parasız yolcuların ve hayvanların
kaldıkları ve sığındıkları mekanlar ve kültür merkezleridir.
(CERAN , 1996 ,s.24) |
|
Konya’daki Şemsed-Din Altun Aba Medresesi vakıfları
içerisinde Argıthanı kazasında bir değirmen vardı. Bu
değirmen bir müddet boş kaldığı için yıkılmıştır. 1248/1832
yılı kasım ayında tamir edilerek kiraya verildi. Kira
bedelinin yarısı arpa olarak tesbit edildi. ( AKTEPE’den
aktaran CERAN ,1996 , s . 24) |
|
Argıthanı yeniden kurulurken 2 sefer 1135/1722 tarihinde
Azarı veKekeç Köyleri halkı Argıthanı’na göç ettiği
için Argıthanı arazisi içinde yazıldı. Hudutlarıyla birlikte
baş muhasebeye kaydadildi. Bu topraklar , Argıthanı’nda
yerleşen halk tarafından ekilecek ,elde edilen ürünün öşürü
(onda bir) sahip ata vakfınınn mütevillesi ve Esbkeşan (Atçeken)
mukataasının zabitince müdahale etmemesi hususunda ferman
gönderildi. (ERDOĞDU’dan aktaran CERAN ,1996, s.24) |
|
|
|
2.2.4)Şeyh Sadrüd’ Din Konevi ve Vakıflarında
Argıthanı |
|
|
|
Şeyh Sadrüd’ Din Muhammet Konevi (H605/1208) Yılında Malatya
da doğdu Babası Şeyh Mecdüd –Din İshak , Anadolu Selçuklu
sultan ve şehzadelerinin hocası ve diplomatıdır.
Şam’da Tahsilini tamamladı ,II. izzed-Din Keykavus döneminde
Konya’ya yerleşti. Konyanın itibarlı ,alim ve fazıl
zenginlerinden Hace-i Cihan tarafından madden destek ,
sultanlar , vezirler ,ayandan büyük itibar gördü . 16.
Muharrem 673/1274 yılında Konya’ da halkla yürüdü, (CERAN
,1995,s .31) |
|
Konya ve çevresinde birçok vakıf eseri bırakarak adını
ebedileştirdi bunlar arasında Ilgın’a bağlı Dibekli (Argıthanı)
köyü de bulunmaktadır. (ZEKİ’ den aktaran CERAN,1996,s.25) |
|
|
|
2.3)
OSMANLILAR DÖNEMİNDE ARGIT
|
|
|
|
2.3.1)
Kanuni Devrinde Akşehir sancağı , Akşehir Kazası, Dibekli
(ARGIT) Köyü |
|
|
|
İst. Başbakanlık Arşivi 40 numaralı mufassal defteri sayfa
C.713 deki bilgilere göre :1501yılında Akşehir kazasına
bağlı Dibekli köyünün arazisi tımardan bu yılda köyde 29
hane 46 nefer 4 çift 28 yarım çift ,2 bernak , 10 mücerred
vardır . Vergiden muaf olan 1 imam , 1 tahsildar
bulunmaktadır . Nüfusu 187 dir vergi oranı 1/3,5dir. Köyün
buğday ürünü 3717 akçedir vergisi 1062 akçedir köyün
vergisi 490 akçedir .Resm-i çift , bennak mücerredlerden
alınan vergi 603 akçedir . Bad’ı heva vergisi 235 akçedir .
Gerçek geliri 14335 akçedir. Vergi geliri 5041 akçedir. |
|
Dibekli köyünün sınırındakı Argıt mezrasında bulunan Akça
baba zaviyesinde faaliyet gösteren 1 zavi yedar (zaviye
sahibi şeyh) ile 5 nefer dervişi bulunmaktadır . Bu zaviye
vergiden muaftır . Gerçek geliri 1225 akçedir. |
|
Argıt mezrası dibekli köyü halkı , dışarıdan olanların
ziraat yaptığı bir çifliktir . |
|
Dibekli köyünün nüfusu 1501 de 187,1521 de
217,1525yılında 218 dir. Köy Argıt baba neslinden şeyh
bedreddin şeyh Abdullah’ ın tımarıdır(CEYLAN’dan
aktaran CERAN, 1996, s.28) |
|
|
|
2.3.2) III. Sultan Murad dönemi (1583) yılında Akşehir
Sancağı Doğanhisar Nahiyesi Argıt Köyü |
|
|
|
(H.991/1538) yılında Argıt köyü , Akşehir Sancağı Doğanhisar
Nahiyesine bağlıdır. Bu dönemde Argıt köyünün bir adı da
Dibeklidir.Bu köye bağlı birde Argıt mezrası vardır. Ankara
Kuyud-u Kadime Arşivinde 333 numaralı gelir giderleri
bildiren Akşehir Mufassal Defteri sayfa 8’a da yazılı
bilgilere göre Doğanhisar nahiyesine bağlı olan Argıt diye
bilinen Dibekli köyü ile Argıt mezrası III.Sultan Murad Han
tarafından Şeyh Abdullah oğlu leyh Veli Babaya orduya asker
beslemek üzere tımar arazisi olarak verilmiştir. Bu yılda
Dibekli Köyünden alınan gelir 5.000 akçe Argıt mezrasından
alınan gelir olmak üzere 6500 akçedir . (ERDOĞDU’dan aktaran
CERAN, 1996 , s.29) |
|
|
|
2.3.3.)Osmanlı Sultanları Argıt Köprüsünde |
|
|
|
2.3.3.1)
Yavuz Sultan Selim Argıt Köprüsünde |
|
|
|
Yavuz S.Selim (922/1516)yılı Mısır’ ı fethe giderken Akşehir
üzerinden Argıt, Ilgın yoluyla Konya’ya geçmiştir.
Sultan (922/1516) yılı Cumadel ulasının 26. Cuma günü Argıt
konağında Karargah kurmuştur .(FERİDUN BEY’den Aktaran CERAN,
1996, s.30) |
|
|
|
2.3.3.2)
Kanuni Sultan Süleyman Irakeyn Seferine Giderken Argıt
Köprüsünde |
|
|
|
Kanuni S. Süleyman (940/1533)Yılında Irakeyn seferine
giderken Akşehir üzerinden Argıt Köprüsünden geçerek
Konya’ya Ilgın üzerinden varmıştır . Matrahçı Nasuh Akşehir,
Argıthanı köprüsü ve Konya’ya ait renkli resimleriyle
yol güzergahı ve muzil noktalarını göstermiştir.(MATRAHÇI
NASUH’dan aktaran CERAN, 1996, s. 30) |
|
|
|
2.3.3.3) II. Sultan Murat
Han Bağdat Seferine giderken Argıt köprüsünde. |
|
|
|
III.S.Murat (1048-1638) yılında Bağdat seferine
İstanbul‘dan l5 Mayıs Cumartesi günü başladı.Bu
sefer, Üsküdar, İznik, Yenişehir, Pazarcık, Bozüyük, İnönü,
Eskişehir, Çifteler, Bolvadin, İshaklı, (çay) Akşehir
üzerinden Argıt çayırına indi. (CERAN 1996 ,s.31) |
|
|
|
2.3.3.4)
1832 Yılında Kalavalı Mehmet Ali Paşa Argıthanı’nda
|
|
|
|
Kalavalı M.Ali Paşa Kütahya’ya giderken Konya’dan Ladik ,
Kadınhanı, Ilgın, Argıthanı’na uğramıştır. Argıthanı’nın
batısında bulanan düzlükte M. Ali Paşanın ordusu
konaklamıştır. Bu yüzden halk arasında bu konaklama yerine
“Ali Paşa düzlüğü “ denmiştir. Daha sonra ordu
Akşehir,Afyon yoluyla Kütahya’ya ulaşmıştır. (CERAN ,1996
,s.31) |
|
|
|
2.3.3.5)
Clement Huart ‘a göre Argıthanı |
|
|
|
Clement Huart 1897 de Paris’te yayınladığı “Konia la ville
des derviches touneurs,souvenirsd’un vayage en Aise Minevre’
adlı eserine göre 1891 de İstanbul,Bursa ,Eskişehir, Afyon
üzerinden Konya’ya yaptığı 13 mayıs 1891 de Başladığı
seyahatine ait gözlemlerini anlatmakta Anadolu
Selçuklu kültür ve medeniyetini tasvir edmektedir. |
|
Büyük Argıthanı köyü, Kavak ağaçları ile çevrili bahçeler ve
iki gözlü zarif bir köprünün arasında uzanıyordu köprünün
üzerindeki Arapça kitabe okunamayacak kadar silinmişti .
Mimar eserini pek özene bezen ortaya koyduğu anlaşılıyordu.
Bütün uğraşmalarına rağmen Arapça kitabeyi sökemedik
Yazık... Belki ileride bu işi yaparak mutlu
olacaklardır. Argıthanı Kasabasının evleri kerpiçten
yapılmış olup toprakla sıvanmıştır. Terasları kalın direkler
üzerindedir. Basit yontulmuş ağaç gövdeleri idi her şey hoş
bir tabiilik içinde idi. Argıthanı yem yeşil bahçeleri ile
geniş avam ortasında bir vaha gibi duruyordu. (UZEL’den
akttaran CERAN, 1996 , s . 30 –31) |
|
|
|
2.4)
XVIII ASIRDA ARGITHANI
KAZASI
|
|
|
|
4.1) Eşkıya Saldırısı Sonucu Argıthanı Halkının Dağılışı |
|
|
|
Osmanlı devletinden önce orta asyadan gelen bir Yesevi
dervişi Şeyhi ve Türkmen beyi olan Argıt Baba’da Argıt
Köyünün kurulmasına sebep olmuştur . Daha sonra Şemsüd-Din
Altun Aba’nın yaptırdığı handan dolayı bölgenin adı
“Argıthanı” olmuştur.(CERAN ,1996,s,.33) |
|
Anadolu Selçuklu döneminde kurulan bu kasaba zamanında
Osmanlı devleti idaresinde iken nüfus azalması ve dağılma
ile karşı karşıya kalmıştır. Bu dağılmaya sebep olan
faktörde Osmanlı sosyal yapısında meydana gelen sosyal
düzensizliktir . Çoğu zaman savaş dönemlerinde ortaya çıkan
bunalımların sebebi büyük bir kesimi vergi sisteminden
kaynaklanmaktadır . Harp dönemlerinde ve olağan üstü
hallerde halktan idarecilerin türlü bahanelerle aldıkları
para ve eşyaları vermeye gücü yetmeyecek kadar zayıf gelirli
olan oymaklar bunları ödemekte güçlük çekmiş, kurtuluşu
toprağını ve beldesini değiştirmekte bulmuştur. Vergi
ödemediği için devlet idarecileri tarafından sıkıştırılıp
ayrıca vergi tahsildarından lüzumsuz ayrı paralarda
istenmesi neticesinde bu kişilerin istediğini alamaması bu
köy ve kasaba halkının isyancı olarak nitelenmesine sebep
olmuştur.Bu faktörler , halkı yerleşik hayattan konar,
göçer, bir yapıyı özleyerek statüye geçmesine sebep
olmuştur. (ORHONLU’ dan aktaran CERAN , 1996s, 31-32) |
|
|
|
2.4.2) XVIII. Asırda Argıthanı’nda İskan Hareketi ve
Argıthanı’nın Yeniden Kuruluşu |
|
|
|
Derbenten Köylerin babı-ı ali tarafından çizilen bir hududu
vardır . Derbentçiler , belirli hudut içindeki araziyi
gözetlemek ve beklemekle görevli idiler. Bu yüzden
diğer Derbendin sınırına müdahale edemezdi. Bu hudut içinde
kalan hanlar, köprüler ve yolları beklemek, seyahat edenleri
korumak onların sorumlulukları içinde bulunuyordu .
Derbentçi köyler , köy sınırı içindeki yerler ile birlikte
civardaki özenli geçit ve yollarda nezaret ediyordu. Yani
bunlar için yeniden bir sınır çizmek diye bir problem yoktu
. Fakat ıssız yerlerde kurulan han ve derbentlerde bunu
teferruatı ile birlikte tespit etmek gerekiyordu . Sınır
ihtilaflarının doğurduğu toprak anlaşmazlıkları
hükümeti meşgul ederken bu gibi meydana gelecek problemleri
önlemek istiyordu. Yeni kurulmuş veya düzen verilmiş
müstahkem derbentlerden bazısına ait hudut name
bulunmaktadır. 1721 yılında Konya’ya tabi Argıthanı
Derbendi hudut namesi (11 ekim 1721 /18 Zilkade 1133 ) de
Konya valisi Vezir Osman Paşa’ nın huzurunda Ilgın,
Doğanhisar ve Akşehir naiplerinin de imzalarının bulunduğu
hanlar ve derbentler hususunda mübaşir tayin edilen Dergah-ı
Ali kapıcı başılardan Bahri Mehmet Ağa tarafından tespit
edilmiş, bu hududun temyizi gösteren belge ile İstanbul’a
gönderilmiş ve baş muhasebeye kaydedilmiştir . |
|
Konya’da Argıthanı derbentleri 25 Ocak l721 de verilen muaf
namede Ziraat yaptıkları arazinin öşürünü toprak sahibine
verdikten sonra , 2-3 yıl imdad-ı seferiye ve hazariye
(Savas ve Savaş dışı vergi) ve tekalif’i örfiye,şaka
ve öşür (örfi ve ağır görevler ve öşür) dür. Rutebi (rutbeler)
isteğinden muaf tutulmuşlardır. (CERAN,1996,s.36) |
|
Argıthanı derbenti Sultan III. Ahmet’in saltanat devrinde
Damat Nevşehirli İbrahim Paşa tarafından
yaptırılmıştır. Şehirler kurmakta,mamureler İnşa etmekte
deha derecesinde bir kudret gösteren İbrahim Paşa bir Eşkıya
barınağı haline gelen bu geçitlere bir derbent kurmak için
derhal imar ve iskan faaliyetlerine
girişmiştir.(KONYALI,l945,s.635) |
|
Bu arada eşkıya saldırısı , huzur ve emniyet yokluğundan
dolayı yerlerini terk eden Konya şehrindeki başı boş halkın
belirli bir miktarını iskanı kararlaştırıldı. 1720 de
Akşehir ile Ilgın arasında yeniden imar edilen Argıthanı’na
bu şekilde 200-300 hane yerleştirilmek istendi. 100 hane
Akşehir’deki halktan Ilgın kasabasındanda 30-40 hane başı
boş halktan seçildi.(Maliye defteri tasnifi.1720.s.30).
Fakat Argıthanı’na gönderilmesi gereken 200 haneden 2l
ARALIK 1721 de 60 hane gelmiştir. (Maliye defteri tasnifi
nden aktaran CERAN ,1996,s.39) |
|
Argıthanı’na , Harap olan ve halkı dağılmış olan köylerin
halkıda getirildi. Turgut kazasına bağlı Gökçeler köyünün
halkıda bu şekilde Argıthanı’na yerleştirilmeye devam
edildi. Bunlar, Karaman oğulları ve Osmanlı Devletinde her
Türlü vergiden muaf olan Atçeken’lerdi. Kendileri
Ordunun ihtiyacı olan atları yetiştirirlerdi.(Maliye Tasnifi
Defteri’nden aktaran CERAN, l996 ,s.40) |
|
Önceleri Doğanhisar’da haftada bir gün kurulan ve
geniş bir bölgenin faydalandıgı pazar cıvarındaki dağda
yaşayan yörüklerin asayişi bozmaları sebebiyle Argıthanı’na
nakledilmek zorunda kalınmıştır. Bu pazarın buraya
nakledilmesinde diğer bir sebepte büyük derbent tesislerini
inşa edildiği Argıthanı’nın daha az bir zaman içerisinde
şenlenerek büyük bir kasaba olma sının hedeflenmesiydi
.(Maliye Tasnifi Defterinden aktaran CERAN, l996,s.42.). |
|
Yerleştirilen insanların fazla olması tahsis edilen araziyi
yetersiz kılmıştır.Böylece sahipsiz ve kimsenin tasarrufunda
olmayan topraklar derbent hudutları içine alınarak ihtiyaç
sahiplerine dağıtılmıştır.(Maliye Tasnifi Defteri’nden
aktaran CERAN, l996. s.42) |
|
Argıthanı’n da yapılması planlanan inşaat diğerlerine göre
daha büyüktü. Burada han, mektep,mahkeme, hamam , su yolları
inşa ettirildi.20 Kasım 1720 de yaptırılan keşifle 200
kuruşa mal olacağı anlaşıldı. İnşaatın sonunda hemen hemen
büyükçe bir kasaba inşa edildi. (ORHONLU’dan aktaran CERAN.1996.s.42
) |
|
|
|
2.4.3) Nevşehirli Damat İbrahim Paşa Vakfiyesinde
Argıthanı
|
|
|
|
 |
|
|
|
Konya ,Ilgın , Argıthanı kasabasında bulunan derbent ve
kervansaray mamuresini III. Sultan Ahmet’in Sadrazamı
Nevşehirli Damat İbrahim Paşa yaptırmıştır. Bir Eşkıya
kargahı haline gelen bu geçitde bir köy kurmayı tasarlamış
derhal faaliyete geçerek burasını imar ettirmiştir. Bu
müessese ile çevrenin asayişini sağlamıştır.
(KONYALI,l945,s.634.) |
|
Bu vakfiyede Damat Nevşehirli İbrahim Paşa : “Cenabı- hakka
hamd,Sultan II. Ahmet Han’ın Devlet ve saltanatının uzun
sürmesi ve hayra vesile olması için duada bulunduktan sonra
vakfiyeden çok kendi adına yaptırılan parlak güneş gibi ışık
saçan camiinin Müslümanların namaz kılmaları,medresesinde
islam bilim lerinin öğrenilmesi, çocukların eğitilip faydalı
halde yetişmesi, l6 ocaklı handa 2 uzun saf ve geniş bir
ahirda yolcu, tacir ve gariplerin kalması , yiyip içmesi ,
mahkemelerde hukuki işlerinin görülmesi vakfettiği çarşıda
ticaret ve alışverişin devamı, yaptırdığı çeşmelerden
Müslümanların su alması ve yıkanması için hamam gibi dini
hayır ve hizmetlerin devamı için Argıt hanına
arazi,yaylalar,bağlar,bahçeler ve mezra vakfetmiştir. Bu
kurduğu vakıf müessesesinin yaşaması ve devamı için vakıf
idarecisi (mütevelli) ile vakfa hizmet eden medrese dersi ,
cami imamı vaizi,hatibi,müezzini , Kuran-ı Kerim okuyan
hafızı,vakıf katibi,mektep muallimi , kalfası camiye bakan
kayyum vakıflarda handa hayır şerbet dağıtıcısı için
vakfettiği bu emlak ve araziden elde edilecek
gelirlerle günde kaç dirhem, yılda ne kadar kile buğday
alacaklarını hesaplayacak vakfiyesini koydurarak bu
hizmetlerin devamına vesile olmuştur. |
|
|
|
Argıthanı kasabasına yeniden yaptırdığı hayır
eserlerine vakıflar koymuştur. Bu hayır eserleri ve
vakıfları ; |
|
|
|
Nevi
Mevkii
Hududu |
|
1- Camii Şerif
Argıthanı kasabasında
Güneyi Ömer oğlu Molla |
|
yeni yaptırdığı
Musa , Batısı Yol |
|
2- Medrese
Camii şerifin bitişiği
Kuzeyi vakfettiği on dükkan |
|
on dükkan batısı mahkeme |
|
3- Mektep
Camii şerif cıvarı |
|
4- Mahkeme
dairesi
Güneyi Molla Musa evi
,batısı |
|
Camii ,Kuzeyi han Cebel oğlu |
|
Evi , Güneyi 4 dükkan,Batısı |
|
Akar su ,Kuzeyi boş arsa ,Ba |
|
tısı çarşı, |
|
6- 10 boş dükkan
Argıthanı kasabası
Güneyi cami, batısı çarşı,batı |
|
sı mahkeme dairesi,Güneyi cad |
|
de , batısı Akarsu , Kuzeyi han |
|
batısı çarşı. |
|
|
|
Hayır Müesseseleri ve Vakıflarının : |
|
|
|
NEVİ
MEVKİİ
HUDUDU |
|
1-Büyük
çeşme
Argıt kasabasında
Cami ile han arasında |
|
2-Küçük
çeşme
Argıt kasabasında
Cami ile han arasında |
|
3-Sıgır
pazarı
Güney batısı
Cadde ve han batısı han ağasının evi |
|
4-Kahvehane
Güney ve batısı
Cadde ve han, Kuzeyi , Batısı han ağasının evi |
|
5-Argıt
kasabası arazisi vakıf sahibinin gelirleriyle
ova,nehir,çay,dağ,çayır ve yay lalalrıyla
birlikte bütün gelir ve haklarını vakfettiği
arazi. |
|
6-Bütün
gelir haklarıyla vakfettiği bahçeler. |
|
7-Bağlar |
|
8-Mezralar
(Ekinler) |
|
|
|
Vakıf Hizmetkarı ve Görevi |
|
|
|
Günde aldığı Senede
aldığı
Görevinin nevi
Düşünceler |
|
Dirhem
Buğday kilesi
|
|
10
5
Argıt vakıfları
mütevellisi
10
5
Camii şerifi
Ar.Vak.Hiz.Şartıyla
Dersiamı(Ord.Prf)
10
5
Valze
Ar. Vak. Hiz. Şartıyla
10
5
İmama
Ar. Vak. Hiz. Şartıyla
10
5
Hatibi
Argıt vakıflarına hizmet şartıyla
5
2
Argıt vakıfları şartıyla
5
2
Camii Şerif Müezzini
5
2
Camii Şerifin devir hanı hafızı
5
2
Mektep Muallimi Vakıf hazırlığı
şartıyla
3
1
Vakıflar menemetcisi (şerbetçisi)
3
1
Camii şerif kayyumu
2
1
Han sebil menemetcisi (şerbetçisi)
5
-
Camii şerifin aydınlatması ve döşemesi için
|
|
Vakiye,Karaman Eyaleti Muhafızı Osman Paşa’nın maarifeti,Devlet-i
Ali kapıcı başlarından Ömer Ağa Oğlu Hacı Mehmet Bahri
Ağa’nın vekaletiyle 1133/1717 yılı 10 zilkadesinde Ilgın
Müftüsü tarafından yazılmıştır. Argıt ve Ilgındaki kendi
vekili olan Mustafa Efendi tarafından tastik ve tescil
edilmiştir.(VAKFİYE DEFTERİ’ den aktaran CERAN,l996, s.45) |
|
|
|
2.4.4) III. Ahmet Döneminde (1139/1729) Yılında
Yapılan Ön Asya Haritasında Argıt |
|
|
|
 |
|
Topkapı Sarayı Müzesi Yeni kütüphanesinin hazine kitapları
kısmında yeni 447 ve Eski 386.36750 numarada kayıtlı bulunan
bir harita 150x210 cm genişliğinde olup büyük bir itina ile
ipek kumaş üzerine çizilmiştir. |
|
Harita İstanbul ile Hindistan arasındaki sahayı
yollar ve konaklama merkezlerinin dikkatlice göstermektedir.
Ayrıca Osmanlı İmparatorluğunun o dönemdeki Anadolu Eyalet
Teşkilatı Hakkında da bilgi vermektedir. (UNAT ‘tan aktaran
CERAN, 1996,s.49) |
|
|
|
2.5.)XIX Asırda Osmanlı Salnamesinde Argıthanı Kazası
ve Nahiyesi |
|
|
|
2.5.1)1285-1322 Konya Vilayet Salnamelerinde Argıthanı
|
|
|
|
Argıthanı Kazası 1285 / 1868 yılında nahiye merkezi olarak
görülmektedir. Bu yıl Ilgın kazasına bağlanmıştır.
Argıthanı nahiyesi , Zaptiye Memuru Hasan
Efendidir.(Konya 1285-1868 salnamesi) |
|
1300-1884 Yılında Argıthanı Nahiye Müdürü Hasan Efendidir.
Bu yıl kasabada 2 Medrese 80 talebe vardır.(Konya 1300/1884
salnamesinden Aktaran ( CERAN 1996..s.57) |
|
1305/1889 Yıllarında Argıthanı Nahiye Müdürü Ömer bey Naip,
Ali efendi hatip Kadri Efendi, Nüfus memuru Ömer
Efendi, (Konya 1305/1889 salnamesinde Aktaran (CERAN,1996.s.57) |
|
1312/1894 yılında Argıthanı nahiye müdürü Mehmet Hilmi
Efendi, naip Osman Efendi , Katip Nuri Efendidir. Bu yıl
Argıthannında 6 mahalle buraya bağlı şu dört köy
vardı. 1.İhsaniye, 2 İlyaslar, 3 Eldeş, 4 Ağalar (Konya
1312/1894 salnamesinden aktaran CERAN .1996 s.97 ) |
|
1317/1901 Yılında Argıthanı Nahiye Müdürü Şerif Ali
Efendi naiplik boş, Katip Ahmet Efendidir.
Nahiyenin güncel nüfusu 1404 dür. Nahiyede 1 Hükümet konağı
3 camii ve mescit , 2 mektep, 2 medrese, 20 dükkan ve mağaza
, 100 tezgah, 2 fırın , 4 değirmen , 4 kahvehane vardır. |
|
Yeni usulle eğitim yapan 1 mektep ile 25 talebe eski usulle
eğitim yapan 10 mektep 200 kız ve erkek talebe , 2 medrese ,
2 müderris 42 medrese talebesi vardır. |
|
Nahiyede 120 Öküz ,100 manda, 6049 koyun ,33 kıl keçisi,1506
tiftik keçisi,100 at,200 merkep vardır.(Konya 1317/1901
salnamesinden aktaran 125-126 CERAN 1996.s.57) |
|
(1325/1909 Yılında Argıthanı Nahiye Müdürü Rüştü
Efendidir.(1325/1909 yılı Hamidiye Mektebi İmtihan
cetvelinden aktaran CERAN ,1996,s.57) |
|
|
|
Derleyen : Hanife ŞENOZAN |
|
|